Kıskançlıktan Kurtulmanın Yolları

Anasayfa / Genel / Kıskançlıktan Kurtulmanın Yolları

Her ikili ilişkinin sorunsalı haline gelen kıskançlık… Dozunda olduğunda hiç bir sakınca yok fakat günümüzde maalesef ki bu ciddi bir problem hatta ayrılık sebebi oluyor. İkili ilişkilerin dışında bakarsak kıskançlık; psikolojik açıdan bakıldığında “sende var, bende yok” duygusunun diğer adıdır. Birde bu durumun farkedilmeyen diğer bir yüzü de kişi sadece kendini yıpratır. Kim bunu kendine neden yapsın ki  ? Yapmayın hanımlar, kendinize yapabileceğiniz en kötü şeylerden biri bu. Düşünsenize kıskançlığa eşlik eden öfke, alınganlık, aldatılmışlık duygusu, değer görmediğine inanma, mutsuzluk, çaresizlik ve kişiyi elde tutmaya yetecek özgüvenin olmaması bir araya geldiğinde ortaya cana kıyıcılık çıkıyor. Sizi bu berbat duygu halinden kurtarmaya geldik. Biliyoruz ki sizde bunu isteyerek yapmıyorsunuz ve bundan kurtulmak istiyorsunuz.

Kıskançlıktan Kurtulmanın Yolları

  • Kıskançlığınızı tetikleyen durumları bir kağıda yazın ve onlara ‘gerçekten’ objektif bir gözle bakın. Aslında tüm bu kıskançlıkları yapacak yapıda biri olmadığınızı kendinize hatırlatın. Hatta yazdığınız maddeleri partnerinizle paylaşın, onun da hoşlanmadığını duyduğunuzda hem fikir olmak için kendinizi zorlayın.
  • ‘Seven insan kıskanır’ klişesinin arkasına sığınmayın. Evet seven insan tabii ki kıskanır. Fakat kıskanmak ile kısıtlamayı karıştırmayın.
  • Kıskançlığın en büyük nedenlerinden biri öz güven eksikliğidir. Unutmayın ki siz sevdiğiniz kişi tarafından seçilmiş insansınız. Yani diğer seçenekler arasında bir farkınız vardı ki; sevgiliniz sizi seçti, aynı şekilde sizde onu. Öyleyse artık onun sizi sevip sevmediğini sorgulamaktan vazgeçin. Şayet sevgisinden şüphe ediyorsanız bunu kıskançlık olarak adlandırmayın.
  • Endişelerinizi, korkularınızı partnerinizle konuşun. Öyle tartışarak değil, dozunda. Mesela en yakın arkadaşınızla gereğinden fazla yakınsa ve bu durum size acı veriyorsa, bunu onunla paylaşın ki ileriki zamanlarda bu tip konularda daha hassas olsun.
  • Hayat yalnızca ondan ibaret gibi yaşamayın. Siz ondan önce de vardınız. Kendinize vakit ayırın. O, arkadaşlarıyla dışarı çıktığında siz de dışarı çıkın. Eve döndüğünde de onu, bütün gün ne yaptığıyla ilgili sorguya çekmeyin. Siz sorguya çekilmekten hoşlanır mısınız ?
  • Tehdit ve baskı partnerinizi size bağlamaz, aksine uzaklaştırır. Mesela ‘Bana haber vermeden dışarı çıkarsan şunu yaparım’, ‘Şu arkadaşınla görüşürsen bunu yaparım’ demek sevgilinize alalen yaptığınız eziyet anlamına gelir. Eziyete uğrayan kişi de günün birinde mutlaka zincirlerini kırar değil mi ?
  • Sosyal aktivitelere katılmak, hobiler geliştirmek, kendinizi sevdiğiniz faaliyetlerle besleyin. Böylece olumlu bakış açısı kazanmanız kolaylaşır ve şüphecilik üretmek için vaktiniz azalır. İnsan boşluktayken etraftaki her şeye kafasını yorabiliyor.
  • Son olarak bütün zamanınızı partnerinizi bir ajan gibi takip etmeye, telefonunu kontrol etmeye ve sevgilinizi başkalarıyla düşünüp, delirmeye harcarsanız, kıskançlığınız takıntıya dönüşmüş demektir. Takıntı bir tür hastalıktır. Ve burada sorun partneriniz değil sizsinizdir. Belki yalnızca sizi bu hale getiren odur. Bu durumdan gerçekten kurtulamadığınızı hissederseniz, bir psikologtan yardım alabilirsiniz.
Instagram Kadın Kalem

Kontrol Edin

Yaz Sıcaklarında Serinleten 5 Tarif

Yaz mevsimi beraberinde nem ve sıcaklığı getirdi. Biliyorsunuz bu aylarda, sıcaklık ve terlemeyle vücut daha …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir